Killzone
2003`ün sonlarından beri heyecanla beklenen ve oyuncuların çok umutlu oldukları Killzone nihayet karşımızda. Genellikle sitelerden dü?ük ve beklenmeyen notlar alan Killzone`un belkide ele?trilmesinin en büyük nedeni, yapımcısı olan Guerilla ve Sony`nin yanlı? tanıtım politikası oldu. Killzone kesinlikle kötü bir oyun değil, fakat “Halo killer” ?eklinde tartılması, ve Halo gibi mükemmele yakın bir FPS olarak kar?ımıza çıkması beklendi. Doğal olarak oyun piyasaya çıkınca, herkes Halo ve Halo 2 ile kıyaslamalara ba?ladı. Oyunun tabiiki artıları ve eksileri var, PlayStation 2`nin teknik kapasite olarak Xbox ile yarı?amayacağı gibi, Killzone`unda Halo ve Halo2 ile yarı?ması olanaksız. Buda oyunun bazı dergiler ve sitelerden dü?ük not almasının, ve bir hayal kırıklığı olarak görülmesinin en büyük nedeni. Konu
Killzone`un konusu her ne kadar sıra dı?ı olmasada, sunduğu tema ve atmosfere bir bütün olarak bakıldığında gerçektende oyunun en can alıcı noktası gibi duruyor. Geleceğin Nazileri olarak sunulan Helghast isimli koloni ile dünya direni? gücü olan ISA arasında geçen sava?ı konu alan oyunda, doğal olarak bir ISA tarafındaki yerimizi alıyoruz. Uzun sure once dünyadan kopan, ve ba?ka bir gezegende kolonile?en insanlar, gezegenin ko?ulları nedeni ile insanlıktan uzakla?mı?, daha farklı bir yapıya sahip olmu?lar, genel olarak insane gibi gözükselerde, soluk ten renkleri ve kel kafaları ile bir Halghast`ı insandan ayırt etmek kolay oluyor. Helghastlar gerçektende gerek üniforma rengi, gerek bayrak renkleri ve dizaynı ve gereksede liderlerinin konu?ması ile geleceğin Nazilerini temsil ediyorlar. Kendilerine bir haksızlık yapıldığını, ve bunun yüzünden en ba?ta güçsüz dü?üp sonra tekrar dirilmeyi ba?ararak dünyaya dönmeyi planladıklarını görüyoruz. Tabii bunun sonucu olarak, dünyada büyük bir sava? çıkıyor, 3. dünya sava?ı olarak isimlendirilmesede, genel olarak bakıldığında 2. dünya sava?ının gelecekte geçen hali gibi bir his veriyor.
Oynanı?
Killzone`u klasik FPS oyunlarından ayırt edecek bir kaç ufak özellik olsada, genel olarak çokta farklı bir oyun sistemi ile gelmiyor. Oyunun diğer klasik FPS`lerden tek farkı oyun boyunca ilerlerken 4 farklı ISA askerini canlandırabilmemiz. Templar, Luger, Rico ve Hakha karakterleri ile tek tek tanı?ıyoruz ve ilerde onları seçebilme ?ansına sahip olabiliyoruz. Bu karakterlerin bazı farklı yetenekleri olsada oynanı?ı çokta etkileyecek bir farklılık yok. Templar oyuna ba?ladığımız, ve bir yerde oyunun ana karakteri, oyunun en dengeli karakteri olması herhalde en büyük özelliği. Rico tam bir ölüm makinesi, özellikle oyuna ba?larken kullandığı silah ile deh?et saçabiliyor, dezavantajı diğer karakterlere göre yava? olması. Luger ise hızlı, sessiz bir ?ekilde ilerelyebiliyor, dar alanlara sürünerek girebiliyor, dü?manları arkadan bıçaklayarak öldüreb


iliyor, fakat dikkatsiz bir hareket ile kolayca ölmeniz mümkün, çünkü saldırılara kar?ı daha az dayanıklı. Hakha ise yarı insan yarı helghast olarak belkide oyunun en ilginç karakteri. Halghast`ların kurdukları lazer mayınlarından yürüyerek geçebiliyor, ve aynı Templar gibi her açıdan dengeli bir karakter, buna kar?ın Luger gibi dü?manlarınızı bıçaklayarak öldürebiliyorsunuz bu karakteri seçtiğinizde. Deği?ik karakterleri seçmeniz oyundaki bazı diyalogları ve 1-2 ufak noktada ilerleyi?i etkilesede çok büyük bir farklılık göstermiyor, bu nedenle herhangibi bir karakter ile oyunu bitirmeniz mümkün. Halo`ya rakip olarak lanse edilen bir oyunda kullanılabilir araçların olmaması büyük bir eksi, oyunun çoğu klasik bir FPS oyununda olacağı gibi öldür ve ilerle formatında geçiyor. Oyundaki silahlar, dizaynları ve kullanı?larıda oynanı?a büyük bir artı olabilir, çünkü gerçekten emek verilerek çok iyi bir ?ekilde tasarlanmı?lar. Oyunun kontrolleri bazen gerçektende hantal kalabiliyor, bugüne kadar konsolda oynadığım FPS oyunlarında hiç bir zaman Klavye – Mouse aramadım, fakat Killzone`un kontrolleri hassasiyeti nasıl ayarlarsanız ayarlayın pekte dengeli sayılmaz ve zaman zaman i?leri zorla?tırabiliyor. Grafik
PlayStation 2`nin son dönemlerinde belkide en iyi karakter modellemelerini ve güzel arkaplanları sunan bir oyun diyebiliriz. Killzone oynarken deği?ik duygular hissedebiliyorsunuz, çünkü oyunun her bölümü aynı güzellikte dizayn edilmemi?, ve bazen çok iyi bazense kötü olduğu hissine kapılıyorsunuz. Surat modellemeleri, Halghast askerleri, silahlar, reload animasyonları, yağmur, su vs. gibi efektler gerçektende çok iyi kullanılmı?, fakat bütün bu grafiksel kalite büyük bir frame rate sorununuda beraberinde getiriyor, ve yoğun sava?lar sırasında hedef almaya çalı?mak tam bir eziyet haline gelebiliyor. Hatta bu nedenle öldüğünüz ve bütün bölüme ba?tan ba?ladığınız anlarda oyunu bırakasınız geliyor. Diğer bir sorun ise oyunda uzaktaki cisimlere ve kaplamalara daha dü?ük kalite poligon ve kaplamalar kullanılmı? olması. Uzağı pek göremeyeceğimiz için bu bir sorun değil diyebilirsiniz, fakat bazen yakınla?manıza rağmen daha kaliteli olan kaplama ve poligonlar yerlerine yakla?ık 10 saniye kadar geç gelebiliyor, ve bu sure zarfında siz kutu ?eklinde kafası olan, bulamaç gibi kaplamalara sahip askerlere bakıp “ne oluyor yahu? PlayStation`a gerimi döndük?” diyebiliyorsunuz. Bu herzaman ortaya çıkan bir sorun olmasada bazen göze batabiliyor. Zaman zaman kullanılan bulanıklık efektleri (örneğin ko?arken), Prince of Persia`dan tanıdığımız ı?ıklandırma efektleri, ragdoll`lar ise oyuna görsellik katan güzel etmenler. Ses
Oyunun müzikleri daha en ba?taki videodan itibaren kalitesini hissetiriyor, ara sahnelerdeki müzikler, ses efektleri oyuna yeri geldiğinde tam bir film havası katıyor. Buna kar?ın oyun içersinde hiç bir müzik olmaması belkide ufak bir eksi sayılsada, silah sesleri, arka plandaki efektler, patlamalar ve benzeri sesler oldukça gerçekçi ve yüksek kalitede hazırlanmı?lar. Sesler gerçektende büyük bir sava?ın içinde olduğunuz hissini versede, Halghast askerlerinin sürekli aynı itici tonda aynı kelimeleri söyleyerek bağırmaları bir yerden sonar sinir bozabiliyor. Bunun dı?ında oyunun ana karakterlerinin gerekse oyun içi gerkese ara sahnelerdeki seslendirmeleri son derece ba?arılı. Sonsöz
Sonuç olarak Killzone herkesin beklediği, mükemmel oyun olmayabilir fakat PlayStation 2`deki en iyi FPS oyunu olduğu kesin. Çok güzel olabilecek bir oyun bazı teknik kısıtlamalar nedeni ile belli ba?lı ciddi problemler nedeni ile bu kadar ele?tri aldı, fakat bazı ki?ilerin söylediği kadarda kötü olmadığınu belirtmeliyim. Oyunun her ne kadar multi-player modu olsada, Türkiyede konsollar ile on-line oyunun ne kadar zor olduğunu biliyoruz. Fakat yinede botlar ile veya arkada?ınız ile bölünmü? ekranda kapı?mak isterseniz, bunu yapabilirsiniz, fakat oyun içersindeki yava?lama problemlerinin bölünmü? ekranda dahada kötü olabileceğini unutmayın (özellikle bot sayısı arttıkça daha beter oluyor) CTF, Assult, Deathmatch ve benzeri alı?ıldık multiplayer modları mevcut, ve oyunu bitirdikten sonra sizleri oyalayabilir. Oyunu bir kere bitirdikten sonra kısa bir sure multiplayer moduna göz gezdirdim ve ilerlemeli oyunu bir kere daha oynamak içimden gelmedi, belki ilerde yine oynarım ama oyunun tekrar oynanabilirlik olarak pekte sağlam olmadığını belirtmeliyim. Eğer FPS oyunlarını seviyorsanız, Killzone bazı ciddi problemleri olmasına rağmen kaliteli bir yapım, ve kaçırmamanız gerekir, oyunun en azından konusu ve dizaynı bu problemleri unutup eğlenceli saatler geçirmenizi sağlayabiliyor.
Etiketler: